Osmanlı Devleti’nde Kültür ve Uygarlık bilgi kartları
100 kart. Kartı çevir, cevabı ve açıklamasını gör; bildiklerini işaretle, kalanları tekrar et.
Osmanlı Devleti'nde, devlete ait arazilerin (miri arazi) gelirlerinin, hizmet karşılığında askerlere ve memurlara maaş olarak verilmesi sistemine ne ad verilir?
Cevabı görmek için karta dokun
Klavye: Boşluk kartı çevirir · ← tekrar et · → biliyorum
Bütün kartlar
Kartların hepsi bir arada; cevabı görmek için “Cevabı göster”e dokun.
- 1Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, devlete ait arazilerin (miri arazi) gelirlerinin, hizmet karşılığında askerlere ve memurlara maaş olarak verilmesi sistemine ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu sisteme Tımar Sistemi adı verilir.
Tımar sistemi, devletin hazinesinden para çıkmadan büyük bir ordu (Tımarlı Sipahiler) beslemesini ve tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamasını amaçlayan temel bir sosyo-ekonomik yapıydı.
- 2Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin en yüksek yönetim organı olan Divan-ı Hümayun'da, devletin mali işlerinden sorumlu olan, gelir ve giderleri denetleyen, bütçeyi hazırlayan görevliye verilen unvan nedir?
Cevabı göster
Bu görevliye Defterdar adı verilirdi.
Defterdarlar, Divan'ın asli üyelerindendi ve sayıları zamanla artmıştır. Anadolu ve Rumeli Defterdarı olmak üzere iki ana defterdar bulunurdu ve Rumeli Defterdarı başdefterdar sayılırdı.
- 3Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, haksız kazanç sağladığı veya devlete karşı suç işlediği düşünülen yüksek rütbeli memurların, hatta bazen padişahın emriyle ölenlerin mallarına devlet tarafından el konulması uygulamasına ne ad verilirdi ve bu uygulamanın temel amacı neydi?
Cevabı göster
Bu uygulamaya Müsadere Usulü denirdi. Temel amacı, merkezî otoriteyi güçlendirmek, rüşvet ve yolsuzluğu engellemek ve güçlü, zengin ailelerin ortaya çıkmasını önleyerek devlete rakip olabilecek güç odaklarını ortadan kaldırmaktı.
Müsadere usulü Fatih Sultan Mehmet döneminde kanunname ile yasalaştırılmış, II. Mahmut döneminde büyük ölçüde kaldırılmış ve Tanzimat Fermanı ile tamamen sona erdirilmiştir.
- 4Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin daimi ve maaşlı (ulufe alan) profesyonel askerlerinden oluşan, Kapıkulu Ocakları'nın en önemli piyade birliğinin adı nedir?
Cevabı göster
Bu birliğin adı Yeniçeri Ocağı'dır.
I. Murad döneminde Pençik Sistemi ile kurulan Yeniçeri Ocağı, Osmanlı ordusunun merkez gücünü oluşturmuş ve padişahın mutlak otoritesinin en önemli dayanağı olmuştur.
- 5Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, başta Topkapı Sarayı olmak üzere saraylarda bulunan ve devşirme sistemiyle seçilen zeki çocukların, devletin üst düzey yönetici (sadrazam, vezir, beylerbeyi vb.) ve komutan ihtiyacını karşılamak üzere özel bir eğitimden geçirildiği okulun adı nedir?
Cevabı göster
Bu okula Enderun Mektebi adı verilir.
Enderun, Fatih Sultan Mehmet döneminde kurumsallaşmış ve Osmanlı İmparatorluğu'nun idari ve askeri kadrolarını yetiştiren en önemli eğitim kurumu olmuştur. Bu sistem, liyakate dayalı bir yönetici sınıfı oluşturmayı amaçlamıştır.
- 6Biliyorum
Osmanlı şehirlerindeki esnaf ve zanaatkârların örgütlendiği Lonca Teşkilatı'nda, bir dükkân açma ve o mesleği icra etme hakkına ne ad verilirdi ve bu sistemin temel ekonomik amacı neydi?
Cevabı göster
Dükkân açma hakkına Gedik denirdi. Bu sistemin temel amacı, aşırı üretimi ve haksız rekabeti önlemek, ürün kalitesini korumak (narh sistemi) ve şehirdeki esnaf sayısını belirli bir dengede tutmaktı.
"Gedik" usulü, usta olan her kişinin hemen dükkân açmasını engelleyerek piyasa dengesini korurdu. Bir gedik ancak sahibi vefat ettiğinde veya mesleği bıraktığında, Loncanın ustalarından izin alınarak bir başkasına devredilebilirdi.
- 7Biliyorum
Divan-ı Hümayun'da şer'i ve hukuki işlere bakan, kendi bölgelerindeki kadı ve müderrislerin atamasını ve denetimini yapan, ilmiye sınıfının başı sayılan yüksek rütbeli görevli kimdir?
Cevabı göster
Bu görevli Kazasker'dir (Kadıasker).
Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren sayıları ikiye çıkarılarak Rumeli Kazaskeri ve Anadolu Kazaskeri olarak görev yapmışlardır. Rumeli Kazaskeri, protokolde Anadolu Kazaskeri'nden daha üstün kabul edilirdi. Divan'daki büyük davalara bakarlardı.
- 8Biliyorum
Osmanlı toplum yapısında, devlete vergi vermekle yükümlü olan, askerî sınıfa (askerîler) mensup olmayan ve genellikle tarım, ticaret ve zanaatla uğraşan halk kitlesine verilen genel ad nedir?
Cevabı göster
Bu halk kitlesine Reaya veya Tebaa denirdi.
Osmanlı toplumunda temel ayrım, yönetenler (askerîler) ve yönetilenler (reaya) şeklindeydi. Reaya, din ve mezhep farkı gözetmeksizin tüm vergi mükellefi halkı kapsayan bir terimdi.
- 9Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde cami, medrese, hastane (darüşşifa), imarethane gibi sosyal ve dini kurumların masraflarını karşılamak amacıyla, kişilerin mülklerini hayır işlerine ebediyen tahsis etmesiyle oluşturulan sistemin adı nedir? Bu sistemin devletin sosyal yükünü azaltmadaki rolü nasıldı?
Cevabı göster
Bu sisteme Vakıf Sistemi denir. Vakıflar, eğitim, sağlık, bayındırlık ve sosyal yardım gibi birçok kamu hizmetini finanse ederek, devletin bu alanlardaki yükünü büyük ölçüde hafifletmiş ve sosyal adaletin sağlanmasına katkıda bulunmuştur.
Bir kişi, arazisini, dükkânını veya bir miktar parasını vakfettiğinde, bu mülkün geliri sadece belirlenen hayır işi için kullanılırdı. Bu sayede şehirlerdeki sosyal hayatın devamlılığı devlet bütçesine yük olmadan sağlanırdı.
- 10Biliyorum
Divan-ı Hümayun'da, padişahın ferman ve beratlarına onun imzası olan tuğrayı çekmekle görevli olan, fethedilen toprakların kayıtlarını tutan (tahrir defterleri) ve dirlik (tımar) topraklarının dağıtımından sorumlu olan divan üyesi kimdir?
Cevabı göster
Bu görevli Nişancı'dır.
Nişancı, aynı zamanda Divan'da örfi hukukun baş temsilcisi olarak kabul edilir ve kanunları çok iyi bilmek zorundaydı. Kalemiye sınıfının başı olarak da önemli bir konuma sahipti.
- 11Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, Divan-ı Hümayun'da alınan kararların dine (İslam hukukuna) uygun olup olmadığına karar veren ve bu konuda fetva yayınlayan en yüksek ilmiye görevlisi kimdir?
Cevabı göster
Divan-ı Hümayun'da alınan kararların şeriata uygunluğu konusunda fetva veren en yüksek ilmiye görevlisi Şeyhülislam'dır.
Şeyhülislam, ilmiye sınıfının başı olup, Divan'ın daimi bir üyesi olmamasına rağmen kararlar üzerinde büyük bir etkiye sahipti. Kanuni Sultan Süleyman döneminde protokoldeki yeri Sadrazam ile eşitlenmiştir.
- 12Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, Miri (devlete ait) arazilerin gelirlerinin, hizmet ve maaş karşılığında asker ve memurlara verildiği Tımar Sistemi'nde, yıllık geliri 20.000 ile 100.000 akçe arasında olan ve orta dereceli subaylara verilen dirlik çeşidinin adı nedir?
Cevabı göster
Yıllık geliri 20.000 ile 100.000 akçe arasında olan dirlik çeşidi Zeamet'tir.
Tımar Sistemi dirlikleri gelire göre üçe ayrılırdı:
- Tımar: Yıllık geliri 20.000 akçeye kadar olanlar.
- Zeamet: Yıllık geliri 20.000-100.000 akçe arası olanlar.
- Has: Yıllık geliri 100.000 akçeden fazla olan ve padişah, vezir-i azam gibi üst düzey yöneticilere verilen dirlikler.
- 13Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin toplumsal yapısını şekillendiren Millet Sistemi'nin temel felsefesi nedir? Bu sistem, tebaayı hangi temel kritere göre ayırmış ve yönetmiştir?
Cevabı göster
Millet Sistemi'nin temel felsefesi, toplumdaki farklı grupları dini inançlarına göre örgütleyerek yönetmektir. Temel kriter ırk veya etnik köken değil, din ve mezhep aidiyetidir.
Bu sistemde her cemaat (Rum Ortodoks, Ermeni Gregoryen, Yahudi vb.) kendi dini lideri (patrik, hahambaşı) tarafından yönetilir, kendi hukukunu (evlenme, boşanma, miras) uygular ve kendi eğitim kurumlarını ve ibadethanelerini serbestçe idare ederdi. Bu, Osmanlı'nın merkezi otoritesini korurken yerel özerklik tanıyan pragmatik bir yönetim anlayışıydı.
- 14Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde Kapıkulu Ocakları'nın en itibarlı piyade birliği olan, doğrudan padişaha bağlı, maaşlı (ulufe alan) ve devşirme kökenli askerlerden oluşan askeri sınıfın adı nedir?
Cevabı göster
Doğrudan padişaha bağlı, maaşlı ve devşirme kökenli Kapıkulu piyadelerine Yeniçeriler denir.
Yeniçeri Ocağı, I. Murad döneminde kurulmuş ve Osmanlı ordusunun en etkili vurucu gücü olmuştur. Bektaşilik tarikatına bağlıydılar ve "ocak devlet içindir" anlayışıyla yetiştirilirlerdi.
- 15Biliyorum
Osmanlı hukuk sisteminde, kaynağını İslam dininden (Kur'an, Sünnet, İcma, Kıyas) alan hukuka Şer'i Hukuk denir. Peki, kaynağını padişahın iradesinden, fermanlarından ve eski Türk geleneklerinden (töre) alan hukuk sistemine ne ad verilir?
Cevabı göster
Kaynağını padişahın fermanları ve Türk geleneklerinden alan hukuk sistemine Örfi Hukuk denir.
Osmanlı'da hukuk birliği yoktu. Şer'i hukuk genellikle aile, miras, borçlar gibi özel hukuk alanlarını düzenlerken; Örfi hukuk ise devlet yönetimi, askeriye, maliye ve ceza hukuku gibi kamu hukuku alanlarını düzenlerdi. Örfi hukukun en önemli şartı, Şer'i hukuka aykırı olmamasıydı.
- 16Biliyorum
Osmanlı ekonomisinde, özellikle büyük şehirlerde temel tüketim mallarının (ekmek, et, yağ vb.) fiyatlarının devlet tarafından belirlenerek karaborsanın ve aşırı kârın önüne geçilmesini amaçlayan fiyat belirleme politikasına ne ad verilir?
Cevabı göster
Devletin temel tüketim malları için azami satış fiyatını belirlemesi sistemine Narh Sistemi denir.
Narh sistemi, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak, halkın temel ihtiyaçlarını uygun fiyata karşılayabilmesini sağlamak ve ekonomik istikrarı korumak için uygulanırdı. Fiyatlar, kadının başkanlığında, esnaf temsilcileri ve muhtesibin katılımıyla belirlenirdi. Bu sistem, iaşecilik (provizyonizm) ilkesinin bir parçasıdır.
- 17Biliyorum
Osmanlı cami mimarisinde, Cuma ve bayram namazlarında imamın çıkarak hutbe okuduğu, merdivenli ve yüksekçe yapılmış olan mimari ögenin adı nedir?
Cevabı göster
Cuma ve bayram namazlarında hutbe okunan merdivenli yapıya Minber denir.
Minber, caminin kıble duvarında, mihrabın sağ tarafında yer alır. İslam devletlerinde hutbe okutmak, hükümdarlık alametlerinden (sembollerinden) biri olarak kabul edilirdi.
- 18Biliyorum
Osmanlı esnaf teşkilatı olan Lonca Sistemi'nde, esnaflar ile hükümet arasındaki ilişkileri düzenleyen, esnafın sorunlarını devlete ileten ve devletin emirlerini esnafa duyuran, her loncanın kendi üyeleri arasından seçtiği yöneticiye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Loncalarda esnafla devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen yöneticiye Kethüda (Kâhya) denirdi.
Lonca teşkilatında hiyerarşik bir yapı vardı. Kethüda'nın yanı sıra, esnafın iç disiplininden ve güvenliğinden sorumlu olan Yiğitbaşı ve ustaların temsilcisi olan Şeyh gibi başka görevliler de bulunurdu.
- 19Biliyorum
Osmanlı toprak sisteminde, gelirleri doğrudan padişahın kızlarına, kız kardeşlerine ve eşlerine (valide sultan dahil) tahsis edilen Has arazilere ne ad verilirdi? Bu arazilerin Yurtluk ve Ocaklık'tan farkı nedir?
Cevabı göster
Gelirleri padişahın ailesindeki kadınlara ayrılan Has arazilere Paşmaklık denirdi.
- Paşmaklık: Padişah ailesindeki kadınların geçimlikleridir.
- Yurtluk: Sınır boylarındaki akıncılara ve önemli komutanlara, bölgeyi korumaları şartıyla verilen dirliklerdir.
- Ocaklık: Gelirleri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan topraklardır.
Her üçü de dirlik sisteminin özel tahsis biçimleridir ancak amaçları ve tahsis edildikleri kişiler farklıdır.
- 20Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, Topkapı Sarayı içinde yer alan ve devşirme sistemiyle seçilen zeki çocukların, devletin en üst kademelerine (sadrazam, vezir, beylerbeyi vb.) yönetici olarak yetiştirildiği saray okulunun adı nedir?
Cevabı göster
Topkapı Sarayı'nda üst düzey devlet adamı yetiştiren okula Enderun Mektebi denir.
Enderun, sadece bir okul değil, aynı zamanda padişahın özel hizmetlerinin görüldüğü yerdi. Burada eğitim görenler (içoğlanları), sadakatleri ve yeteneklerine göre çeşitli odalarda (Küçük Oda, Büyük Oda, Seferli Odası, Kiler Odası, Hazine Odası, Has Oda) eğitim alarak yükselir ve "çıkma" adı verilen bir sistemle devletin üst düzey görevlerine atanırdı.
- 21Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde Divan-ı Hümayun'da adalet ve eğitim işlerinden sorumlu olan Kazaskerlik makamı, I. Murad döneminden sonra hangi iki ana coğrafi bölgeye ayrılmıştır ve bu ayrımın temel idari sebebi nedir?
Cevabı göster
Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği olarak ikiye ayrılmıştır. Temel sebep, devletin sınırlarının genişlemesiyle artan adalet ve eğitim işlerinin tek bir merkezden yönetilmesinin zorlaşmasıdır.
Rumeli Kazaskeri, Rumeli'nin fetihler açısından önceliği nedeniyle divandaki protokolde Anadolu Kazaskeri'nden daha üstün kabul edilirdi. Kazaskerler kendi bölgelerindeki kadı ve müderrislerin atamalarından sorumluydu.
- 22Biliyorum
Kapıkulu Ocakları'nın piyade sınıflarından biri olan ve görevi ordunun silahlarını (tüfek, kılıç, zırh vb.) yapmak, tamir etmek, korumak ve savaş zamanında cepheye taşımak olan askeri birliğin adı nedir?
Cevabı göster
Bu askeri birliğin adı Cebeci Ocağı'dır.
"Cebe" kelimesi zırh ve savaş aleti anlamına gelir. Cebeciler, ordunun silah ve mühimmat lojistiğinden sorumlu uzman bir sınıftı ve başlarında Cebecibaşı bulunurdu. Bu ocak, Yeniçeri Ocağı ile birlikte 1826'da kaldırılmıştır.
- 23Biliyorum
Osmanlı mali sisteminde, gelirleri doğrudan devlet hazinesine (Hazine-i Amire) aktarılan ve genellikle gümrük, darphane, tuzla ve maden işletmeleri gibi vergi kaynaklarını içeren topraklara veya vergi birimlerine ne ad verilir? Bu gelirlerin toplanmasında en yaygın olarak kullanılan yöntem hangisiydi?
Cevabı göster
Bu tür gelirlere Mukataa adı verilirdi. Mukataa gelirlerinin toplanmasında en yaygın kullanılan yöntem, vergi toplama hakkının belirli bir bedel karşılığında açık artırma ile kişilere devredildiği İltizam Sistemi'dir.
Mukataa, "kesilmiş, götürü" anlamına gelir ve geliri peşin olarak hesaplanabilen vergi kaynaklarını ifade eder. Devlet, bu gelirleri İltizam yoluyla mültezimlere satarak hazineye hızlı ve nakit para akışı sağlamayı amaçlamıştır.
- 24Biliyorum
Türk-İslam mimarisinde, genellikle cami avlularının ortasında yer alan, cemaatin abdest alması için yapılmış, çevresinde musluklar bulunan, üstü kubbeli veya açık olabilen, süslemeli çeşmeye ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu yapıya Şadırvan denir.
Şadırvanlar, sadece işlevsel birer abdest alma mekanı değil, aynı zamanda avluya estetik bir görünüm katan, su sesiyle huzurlu bir atmosfer yaratan önemli mimari unsurlardır.
- 25Biliyorum
Başlangıçta Divan-ı Hümayun'da Nişancı'ya bağlı bir kâtipken, 17. yüzyıldan itibaren özellikle dış ilişkilerin önem kazanmasıyla Divan'ın daimi bir üyesi haline gelen ve günümüzdeki Dışişleri Bakanı'na denk bir görev üstlenen devlet adamının unvanı nedir?
Cevabı göster
Bu devlet adamının unvanı Reisülküttab'dır.
"Kâtiplerin reisi" anlamına gelen Reisülküttab, Osmanlı Devleti'nin yabancı devletlerle olan yazışmalarını yürütür, elçileri kabul eder ve antlaşma metinlerini hazırlardı. Zamanla yetkileri artarak II. Mahmut döneminde kurulan Hariciye Nezareti'nin (Dışişleri Bakanlığı) temelini oluşturmuştur.
- 26Biliyorum
Osmanlı medrese sisteminde, Sahn-ı Seman gibi yükseköğretim kurumlarına öğrenci hazırlayan, günümüzdeki lise seviyesine denk gelen ve Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan medreselere ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu medreselere Tetimme Medreseleri adı verilirdi.
Tetimme, "tamamlama, bütünleme" anlamına gelir. Bu medreseler, Sahn-ı Seman Medreseleri'nin bir parçası olarak tasarlanmış ve öğrencileri daha yüksek seviyedeki ilimlere hazırlayan tamamlayıcı eğitim kurumlarıydı. Sahn-ı Seman'ın iki yanına sekizer adet olmak üzere inşa edilmişlerdir.
- 27Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, 17. yüzyılın sonlarından itibaren uygulanmaya başlanan ve İltizam sisteminin bir ileri aşaması olarak, mukataaların (vergi kaynaklarının) ömür boyu kiralanması usulüne ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu usule Malikâne Sistemi denir.
Malikâne sisteminin getirilmesindeki temel amaç, sık sık değişen mültezimlerin toprağı tahrip etmesini önlemek ve devlete daha büyük bir peşin ödeme (muaccele) sağlayarak hazineye sürekli nakit girdisi sağlamaktı. Ancak zamanla bu sistem, devlete ait topraklar üzerinde güçlü yerel ailelerin (ayanlar) ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
- 28Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, genellikle el yazması kitapları süslemek amacıyla yapılan, perspektifin kullanılmadığı, konularını saray hayatı, savaşlar ve tarihi olaylardan alan küçük boyutlu, ayrıntılı resim sanatına ne ad verilir? Bu sanatla uğraşan sanatçılara ne denirdi?
Cevabı göster
Bu resim sanatına Minyatür (veya Nakış) denir. Bu sanatla uğraşan sanatçılara ise Nakkaş adı verilirdi.
Osmanlı minyatür sanatı, İslam'daki tasvir yasağının etkisiyle gerçekçi bir üsluptan çok şematik ve dekoratif bir anlatımı benimsemiştir. Matrakçı Nasuh, Nakkaş Osman ve Levni bu sanatın en önemli temsilcilerindendir.
- 29Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin taşra teşkilatında, idari birim olan sancağın başında bulunan ve hem mülki hem de askeri yetkilere sahip olan en üst düzey yöneticiye ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu yöneticiye Sancakbeyi adı verilir.
Sancakbeyi, bulunduğu sancağın güvenliğinden, vergi toplanmasından ve adaletin sağlanmasından sorumluydu. Savaş zamanında emrindeki tımarlı sipahilerle birlikte Beylerbeyi'nin komutasında orduya katılırdı.
- 30Biliyorum
Osmanlı hukukunda, padişahın İslam hukukuna (şeriat) aykırı olmamak kaydıyla, kendi iradesiyle koyduğu kanunlara ve yönetmeliklere ne ad verilir? Bu kanunların yazılı hale getirildiği belgelere ne denirdi?
Cevabı göster
Padişahın koyduğu bu kanunlara Örfi Hukuk denir. Bu kanunların toplandığı belgelere ise Kanunname adı verilirdi.
Örfi hukuk, özellikle yönetim, askerlik ve maliye gibi şeriatın doğrudan düzenlemediği alanlarda devletin işleyişini sağlamak için oluşturulmuştur. Fatih Sultan Mehmet'in çıkardığı Kanunname-i Âli Osman bu türün en bilinen örneğidir.
- 31Biliyorum
Osmanlı hukuk sisteminde, davalara bakan, evlenme, boşanma, miras gibi işlemleri yürüten ve bulunduğu kazanın idari işlerinden de sorumlu olan kadıların verdikleri kararları ve yaptıkları işlemleri kaydettikleri defterlere ne ad verilir?
Cevabı göster
Kadıların verdikleri kararları kaydettikleri defterlere Şer'iyye Sicilleri adı verilir.
Bu siciller, günümüzde Osmanlı'nın sosyal, ekonomik ve hukuki yapısını anlamak için en önemli birinci elden kaynaklar arasında yer alır. Bir şehrin veya kasabanın adeta hafızası niteliğindedirler.
- 32Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, Müslüman çiftçilerden, ürettikleri tarım ürünleri üzerinden onda bir (1/10) oranında alınan şer'i verginin adı nedir?
Cevabı göster
Müslüman çiftçilerden alınan bu tarım vergisine Öşür (veya Aşar) denir.
Gayrimüslimlerden alınan ve oranı daha yüksek olan benzer vergi ise Haraç olarak adlandırılırdı. Öşür, devletin en önemli gelir kaynaklarından biriydi.
- 33Biliyorum
Osmanlı tımar sisteminde, bir dirlik sahibinin ölümüyle veya görevden ayrılmasıyla boşalan tımarın, yeni bir atama yapılana kadar geçici olarak başka bir görevliye verilmesine ne ad verilir? Bu uygulamanın temel amacı neydi?
Cevabı göster
Bu uygulamaya "Bedel-i Tımar" veya "Tasarruf" denirdi. Temel amacı, toprağın boş kalmasını önlemek ve vergi gelirlerinin aksamadan toplanmasını sağlamaktır.
Tımar sisteminin sürekliliği, devletin hem askeri gücü (cebelü) hem de vergi gelirleri için hayati öneme sahipti. Bu nedenle, bir tımarın sahipsiz kalması istenmezdi ve bu tür geçici görevlendirmelerle sistemin işlemesi garanti altına alınırdı.
- 34Biliyorum
Osmanlı külliyelerinde, özellikle medrese öğrencilerinin, yolcuların ve yoksulların ücretsiz yemek yiyebilmesi için kurulmuş olan hayır kurumuna ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu hayır kurumuna İmarethane (veya Darüzziyafe) adı verilir.
İmarethaneler, vakıf sistemi sayesinde finanse edilir ve Osmanlı Devleti'nin sosyal devlet anlayışının en somut örneklerinden birini oluştururdu.
- 35Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, tahtta bulunan padişahın annesine verilen ve özellikle 17. yüzyıldan itibaren sarayda ve devlet yönetiminde büyük bir siyasi güce sahip olan unvan nedir?
Cevabı göster
Padişahın annesine verilen unvan Valide Sultan'dır.
Valide Sultanlar, haremden sorumlu en yetkili kişiydi ve zaman zaman padişah naipliği yaparak veya divan üzerinde etki kurarak devlet yönetiminde söz sahibi olmuşlardır. Bu döneme "Kadınlar Saltanatı" da denir.
- 36Biliyorum
Osmanlı maliyesinde, devletin iç borçlanma ihtiyacını karşılamak amacıyla 18. yüzyılda ortaya çıkan ve günümüzdeki hazine bonosu veya devlet tahviline benzeyen, gelir getiren bir menkul kıymet olan senetlere ne ad verilirdi? Bu sistemin iltizamdan temel farkı neydi?
Cevabı göster
Bu senetlere Esham adı verilirdi. İltizam sisteminden temel farkı, iltizamda bir vergi gelirinin toplama hakkı belirli bir süre için satılırken, esham sisteminde bir mukataanın gelirinin hisselere (sehime) bölünerek ömür boyu satılmasıydı.
Esham sistemi, Baron de Tott'un önerisiyle III. Mustafa döneminde hazırlanmış, I. Abdülhamit döneminde uygulanmaya başlanmıştır. Devletin acil nakit ihtiyacını karşılamak için geliştirilmiş bir iç borçlanma yöntemidir.
- 37Biliyorum
Kapıkulu Ocakları'nın süvari bölüklerinden olan ve savaş sırasında padişahın sancağını ve saltanat sancaklarını korumakla görevli olan birliğin adı nedir?
Cevabı göster
Padişahın ve saltanatın sancaklarını koruyan Kapıkulu Süvarisi birliği Silahtarlar'dır.
Kapıkulu Süvarileri, "Altı Bölük Halkı" olarak da bilinirdi. Bunlar; Sipah, Silahtar, Sağ Ulufeciler, Sol Ulufeciler, Sağ Garipler ve Sol Garipler'den oluşurdu. Silahtarlar, Sipah bölüğünden sonraki en itibarlı süvari birliğiydi.
- 38Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra teşkilatında, günümüzdeki ilçeye karşılık gelen idari birimin adı nedir ve bu birimin yöneticisi kimdi?
Cevabı göster
İlçeye karşılık gelen idari birim Kaza'dır. Kazanın yöneticisi ise Kadı'dır.
Osmanlı'da kadı, sadece adli işlere bakmaz, aynı zamanda bulunduğu kazanın en üst düzey mülki amiri olarak idari görevler de üstlenirdi. Bu durum, adli ve idari gücün birleştiğini gösterir.
- 39Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin yabancı devletlere tanıdığı kapitülasyonlar, başlangıçta padişahın bir lütfu olarak görülürdü. Padişahın, antlaşmaların kendi saltanatı süresince geçerli olduğunu ve kendisinden sonraki padişahın bu antlaşmayı yenileme hakkına sahip olduğunu belirten anlayışa ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu anlayışa "ahdi atik" (eski antlaşma) veya "ahdname-i hümayun yenileme" geleneği denir. Bu ilkeye göre, her padişah değişikliğinde kapitülasyonların yenilenmesi gerekirdi.
Bu gelenek, Osmanlı Devleti'nin egemenlik haklarını koruma ve kapitülasyonların sürekli ve bağlayıcı bir hukuk metni olmadığını vurgulama amacını taşıyordu. Ancak zamanla bu ilke zayıflamış ve kapitülasyonlar sürekli hale gelmiştir.
- 40Biliyorum
Osmanlı eğitim sisteminin temeli olan medreselerde, ders veren profesörlere müderris denirdi. Peki, müderrisin yardımcılığını yapan, öğrencilerin derslerini tekrar ettiren ve düzeni sağlayan, günümüzdeki asistan statüsündeki görevliye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Müderris yardımcısına Muid adı verilirdi.
Medrese hiyerarşisi şu şekildeydi:
- Softa/Suhte: Öğrenci
- Danişmend: İleri düzey öğrenci
- Muid: Müderris yardımcısı (asistan)
- Müderris: Profesör
- 41Biliyorum
Osmanlı ordusunda, özellikle sınır bölgelerinde görev yapan, barış zamanında bulundukları bölgenin tarımıyla uğraşan, savaş zamanında ise ordunun öncü birliklerini oluşturan ve akınlar düzenleyen hafif süvari birliklerine ne ad verilir?
Cevabı göster
Akıncılar
Akıncılar, düşman topraklarına yaptıkları keşif ve yıpratma saldırılarıyla Osmanlı ordusuna stratejik avantaj sağlayan, serdengeçti ruhlu, özel yetenekli askerlerdi. Evliya Çelebi gibi ünlü isimlerin de mensup olduğu bu ocak, sınırların güvenliğinde kilit rol oynamıştır.
- 42Biliyorum
Osmanlı saray teşkilatında (Topkapı Sarayı), sarayın dış hizmetlerinden sorumlu olan Birun bölümünde görev yapan ve padişahın atlarının bakımından sorumlu olan (Has Ahır), aynı zamanda törenlerde padişahın yanında yer alan yüksek rütbeli görevlilere ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Mirahur (veya İmrahor)
Mirahurlar, sarayın atlarının bakımından, koşum takımlarından ve bu işle ilgili tüm personelden sorumluydular. Büyük Mirahur ve Küçük Mirahur olarak ikiye ayrılırlardı ve devlet protokolünde önemli bir yere sahiptiler.
- 43Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar kullanılan gümüş paraya akçe denilirken, Fatih döneminde basılan ilk altın paranın adı nedir ve bu paranın basılması Osmanlı Devleti'nin hangi statüye ulaştığının bir göstergesidir?
Cevabı göster
İlk altın paranın adı Sultani (veya Sikke-i Hasene)'dir. Bu, Osmanlı Devleti'nin ekonomik gücünün arttığını ve bir imparatorluk haline geldiğini gösterir.
Altın para basmak, bir devletin ekonomik bağımsızlığının ve zenginliğinin en önemli sembollerinden biriydi. Fatih'in "Sultani" adıyla altın para bastırması, Venedik Dukası ayarında olup, devletin artık bölgesel bir güç olmaktan çıkıp cihanşümul bir imparatorluk iddiası taşıdığının mali bir ilanıydı.
- 44Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, ilköğretim seviyesinde okuma-yazma ve temel dini bilgilerin verildiği, genellikle camilerin yanında bulunan okullara ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Sıbyan Mektebi (Mahalle Mektebi)
Sıbyan mektepleri, Osmanlı eğitim sisteminin ilk basamağını oluştururdu. Burada çocuklar alfabe, Kur'an okuma, basit matematik ve ilmihal gibi temel bilgileri öğrenirlerdi. Bu mektepler genellikle vakıflar tarafından finanse edilirdi.
- 45Biliyorum
Osmanlı toprak sisteminde, gelirleri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan Miri arazi çeşidine ne ad verilir?
Cevabı göster
Ocaklık
Ocaklık araziler, Tımar sisteminin bir parçası olmakla birlikte özel bir amaca hizmet ederdi. Bu arazilerin gelirleri, doğrudan belirli askeri birimlerin (ocakların) masraflarını karşılamak üzere tahsis edilirdi. Bu sayede kalelerin ve tersanelerin masrafları hazineye yük olmadan karşılanırdı.
- 46Biliyorum
Osmanlı esnaf teşkilatı olan Lonca sisteminde, ustalık mertebesine ulaşan bir zanaatkârın kendi dükkanını açabilmesi için aldığı imtiyaz hakkına ne ad verilir ve bu hakkın verildiği törenin adı nedir?
Cevabı göster
Dükkân açma imtiyazına Gedik, bu hakkın verildiği ve ustalığa geçişi simgeleyen törene ise Peştamal Kuşanma töreni denir.
Gedik hakkı, bir mesleği icra etme ve dükkân açma izniydi ve lonca tarafından kontrol edilirdi. Bu sistem, üretim miktarını ve esnaf sayısını dengeleyerek haksız rekabeti önlemeyi amaçlıyordu. Peştamal Kuşanma töreni ise kalfalıktan ustalığa geçişi simgeleyen, dualarla yapılan bir merasimdi.
- 47Biliyorum
Osmanlı ordusunun moralini yükseltmek, düşmana korku salmak ve savaş sırasında komutları iletmek amacıyla kurulan, dünyanın ilk askeri bandosu olarak kabul edilen müzik topluluğunun adı nedir?
Cevabı göster
Mehterhane (Mehteran Bölüğü)
Zurna, boru, nakkare, zil ve davul gibi çalgılardan oluşan Mehteran, sadece savaşlarda değil, aynı zamanda saraydaki törenlerde ve çeşitli kutlamalarda da görev yapardı. "Ceddin Deden" gibi marşları günümüzde de bilinmektedir.
- 48Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra teşkilatında, günümüzdeki belediye başkanına denk gelen, şehrin temizlik, aydınlatma, pazar yerlerinin denetimi ve fiyatların kontrolü (narh) gibi işlerinden sorumlu olan görevli kimdir?
Cevabı göster
Şehremini
Şehremini, özellikle başkent İstanbul'un belediye işlerinden sorumluydu. Kadı ve Subaşı ile birlikte şehrin yönetiminde önemli bir rol oynardı. Günümüz belediye hizmetlerinin birçoğunu o dönemde Şehremini'nin makamı üstlenirdi.
- 49Biliyorum
Topkapı Sarayı'ndaki Enderun Mektebi'nde, padişahın en yakın hizmetinde bulunan ve en yetenekli içoğlanlarından seçilen dört önemli oda bulunurdu. Padişahın özel hizmetini gören, yatak odasını ve kutsal emanetleri koruyan, en kıdemli ve itibarlı odanın adı nedir?
Cevabı göster
Has Oda
Enderun'daki hiyerarşinin en üst basamağını Has Oda oluştururdu. Bu odada görev yapan 40 içoğlanı (has odalı), padişahın en yakınında bulunur ve en mahrem hizmetlerini görürdü. Bu odadan yetişenler, devletin en üst kademelerine atanırdı. Silahtar Ağa, Çuhadar Ağa gibi önemli görevliler bu odanın mensubuydu.
- 50Biliyorum
Osmanlı şehirlerinde, aynı meslekten esnaf ve zanaatkârların bir arada bulunduğu, genellikle tek bir sokağa veya bölüme yayılmış olan ve gelirleri çoğunlukla bir külliyeye vakfedilen çarşılara ne ad verilir?
Cevabı göster
Arasta
Arastalar, genellikle bir külliyenin parçası olarak inşa edilir ve gelirleri o külliyenin (cami, medrese vb.) masraflarını karşılamak için kullanılırdı. Örneğin Edirne'deki Selimiye Arastası, Mimar Sinan'ın önemli eserlerindendir ve Selimiye Camii'ne gelir getirmesi amacıyla yapılmıştır.
- 51Biliyorum
Osmanlı külliyeleri içinde yer alan, özellikle yolcuların, yoksulların ve alimlerin ücretsiz olarak konaklamaları için ayrılmış misafirhanelere ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Tabhane
Tabhaneler, külliyelerin bir parçası olarak inşa edilen ve sosyal devlet anlayışının bir göstergesi olan misafirhanelerdir. İmaretlerde (aşevi) karınlarını doyuran misafirler, tabhanelerde belirli bir süre (genellikle üç gün) ücretsiz olarak konaklayabilirlerdi.
- 52Biliyorum
Osmanlı mahkemelerinde (şer'iyye sicilleri), kadı tarafından verilen bir kararı veya taraflar arasında yapılan bir hukuki işlemi (satış, vakıf, evlilik vb.) ispatlayan resmi belgeye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Hüccet
Hüccet, kelime anlamı olarak "delil, kanıt" demektir. Kadının imza ve mührünü taşıyan bu belgeler, yasal bir durumu ispatlamak için kullanılırdı ve günümüzdeki mahkeme ilamı veya noter senedi gibi işlev görürdü.
- 53Biliyorum
Osmanlı maliyesinde, özellikle 17. yüzyıldan itibaren sıkça başvurulan, savaş masraflarını karşılamak (İmdâd-ı Seferiyye) veya barış zamanındaki acil ihtiyaçları gidermek (İmdâd-ı Hazariyye) amacıyla, bölge halkının zenginlik durumuna göre belirlenen ve toplu olarak ödenen vergiye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
İmdadiye Vergisi
İmdadiye vergisi, Avarız vergisinden farklı olarak belirli bir bölge veya eyaletten topluca talep edilirdi ve miktarı bölgenin ekonomik gücüne göre belirlenirdi. Başlangıçta olağanüstü bir vergi iken zamanla sürekli hale gelmiş ve eyalet valilerinin önemli gelir kaynaklarından biri olmuştur.
- 54Biliyorum
Osmanlı mimarisinde, özellikle cami, türbe ve sarayların kubbe, tavan ve duvarlarına, sıva üzerine renkli boyalarla yapılan, bitkisel ve geometrik desenlerin yanı sıra yazıların da kullanıldığı süsleme sanatına ne ad verilir?
Cevabı göster
Kalem İşi
Kalem işi, adını ince uçlu fırçaların (kalem) kullanılmasından alır. Bu sanat, mimari yapıya renk ve estetik bir derinlik katmak amacıyla uygulanırdı. Fresk (yaş sıva) tekniğinden farklı olarak genellikle kuru sıva üzerine yapılırdı.
- 55Biliyorum
Kapıkulu Süvarileri (Altı Bölük Halkı) içerisinde, savaş sırasında saltanat sancaklarını korumakla görevli olan ve maaşlarını üç ayda bir doğrudan hazineden alan askerlere ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Ulûfeciler (Sağ Ulûfeciler ve Sol Ulûfeciler)
Ulûfeciler, Sipah ve Silahtar bölüklerinden sonra gelen en itibarlı süvari birlikleriydi. Sağ Ulûfeciler savaşta padişahın sağında, Sol Ulûfeciler ise solunda yer alarak saltanat sancaklarını korurlardı. Sefer sırasında hazineyi koruma görevi ise Garipler'e aitti.
- 56Biliyorum
Osmanlı taşra teşkilatında, bir sancağın veya eyaletin yöneticisi (sancakbeyi, beylerbeyi) görev yerine gitmediğinde veya görev yeri boşaldığında, onun yerine vekil olarak idari ve mali işleri yürüten, vergi toplayan görevliye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Mütesellim
Mütesellim, kelime anlamı olarak "teslim alan" demektir. Genellikle atandığı yöneticinin adamlarından veya bölgenin ileri gelenlerinden seçilirdi. Bu görev, merkezi otoritenin taşradaki devamlılığını sağlamak açısından önemliydi ancak zamanla bu makam, yerel güç odaklarının (ayanlar) ortaya çıkmasında da bir araç haline gelmiştir.
- 57Biliyorum
Osmanlı şehirlerinde, genellikle bir külliyeye gelir getirmesi amacıyla inşa edilen ve aynı esnaf grubuna ait dükkânların karşılıklı sıralandığı, üstü açık veya kapalı olabilen çarşı modeline ne ad verilir?
Cevabı göster
Arasta
Arastalar, hem ticari bir merkez hem de sosyal bir alan işlevi görürdü. Özellikle büyük camilerin yanında inşa edilen arastaların gelirleri, o caminin ve külliyenin masraflarını karşılamak için vakfedilirdi. Örneğin, Edirne'deki Selimiye Arastası bu türün en güzel örneklerindendir.
- 58Biliyorum
Osmanlı ilmiye teşkilatında, medreseden mezun olan bir öğrencinin (danişmend), müderrislik veya kadılık gibi bir göreve atanabilmek için sıraya girdiği ve atama beklediği döneme ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Mülazemet
Mülazemet sistemi, ilmiye sınıfına girişte bir tür staj ve bekleme sürecidir. Adaylar, isimlerini Kazaskerlik kalemine kaydettirir ve boşalan kadrolara sırayla atanırdı. Bu sistem, başlangıçta liyakati sağlasa da zamanla kayırmacılığın ve rüşvetin yaygınlaşmasıyla bozulmuştur.
- 59Biliyorum
Osmanlı şehirlerinde, özellikle İstanbul'da, çeşitli esnaf kollarında çalışan veya işsiz olan bekar erkeklerin bir arada yaşadığı, kendilerine özgü bir hiyerarşiye ve kültüre sahip olan, genellikle bir hanın odalarından oluşan barınaklara ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bekâr Odaları
Bekâr odaları, taşradan şehre göç eden genç erkekler için bir tür sosyal çevre ve barınma mekanıydı. Bu odalar, zaman zaman asayiş sorunlarının kaynağı olarak görülse de, aynı zamanda bir dayanışma ağı işlevi de görüyordu. Özellikle tulumbacı teşkilatının üyeleri genellikle bu odalarda kalırdı.
- 60Biliyorum
Osmanlı tımar sisteminde, kendisine tahsis edilen toprağı (çiftlik) herhangi bir geçerli sebep olmaksızın terk eden veya üç yıl üst üste boş bırakan köylüden, üretimin devamlılığını sağlamak amacıyla alınan cezai vergiye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Çiftbozan Vergisi (veya Akçesi)
Bu verginin temel amacı, tarımsal üretimin sürekliliğini sağlamak ve toprağın boş kalmasını engellemektir. Tımar sisteminin bel kemiği olan üretici köylünün toprağına bağlı kalmasını hedefleyen bu uygulama, devletin tarım politikası üzerindeki kontrolünü gösteren önemli bir örnektir.
- 61Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, devlete ait (Miri) toprakların en yaygın türü olan ve gelirleri maaş karşılığı olarak askerlere ve memurlara tahsis edilen topraklara ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu topraklara Tımar adı verilirdi.
Tımar sistemi, Osmanlı Devleti'nin hem askeri hem de idari yapısının temelini oluştururdu. Bu sistem sayesinde devlet, hazineden para harcamadan büyük bir atlı ordu (Tımarlı Sipahiler) besler ve taşradaki vergi toplama ve güvenlik işlerini düzenlerdi.
- 62Biliyorum
Osmanlı hukuk sistemi iki temel kaynağa dayanıyordu. Bu iki temel hukuk türü ve dayandıkları kaynaklar nelerdi?
Cevabı göster
Osmanlı hukuk sistemi şu iki ana dala ayrılırdı:
- Şer'i Hukuk: Kaynağını İslam dininden alırdı (Kur'an, Sünnet, İcma, Kıyas).
- Örfi Hukuk: Kaynağını padişahın emirleri (ferman, kanunname) ve eski Türk geleneklerinden (töre) alırdı.
Şer'i hukuk daha çok evlenme, boşanma, miras gibi özel hukuk alanlarını düzenlerken; örfi hukuk ise idari, askeri ve mali konuları düzenlerdi. İki hukuk sistemi birbiriyle çelişmeyecek şekilde uygulanırdı.
- 63Biliyorum
Osmanlı merkezi bürokrasisinde, Divan-ı Hümayun'da alınan kararları ve padişahın emirlerini (ferman, berat, name-i hümayun vb.) kaleme alan, özellikle dış devletlere gönderilecek belgeleri diplomatik ve edebi bir üslupla hazırlayan divan kaleminin (büronun) adı neydi?
Cevabı göster
Bu görevi yürüten büroya Beylikçi Kalemi adı verilirdi.
Reisülküttab'a bağlı olan Beylikçi Kalemi, Divan'ın en önemli bürosuydu ve 'Divan Kalemi' olarak da bilinirdi. Divan kararlarının son halini yazmak, ahidname ve ferman suretlerini kaydetmek gibi kritik görevleri vardı. Devletin adeta hafızası konumundaydı.
- 64Biliyorum
Osmanlı toplum yapısında, vergi vermekle yükümlü olmayan; askeri, idari ve ilmiye (din) alanlarında devlete hizmet eden yönetici sınıfa verilen genel ad nedir?
Cevabı göster
Bu sınıfa Askerîler veya Yönetenler denirdi.
Askerî sınıfı kendi içinde Seyfiye (askeri-idari), İlmiye (din, hukuk, eğitim) ve Kalemiye (bürokrasi, maliye) olmak üzere üç ana kola ayrılırdı.
- 65Biliyorum
Osmanlı mimarisinde, merkezinde bir cami bulunan ve etrafında medrese, darüşşifa (hastane), imarethane (aşevi), tabhane (misafirhane), kütüphane ve türbe gibi yapıların bir arada bulunduğu büyük yapı topluluğuna ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu yapı topluluğuna Külliye adı verilir.
Külliyeler, Osmanlı şehirlerinin sosyal, dini ve kültürel merkezleriydi. Genellikle padişahlar, valide sultanlar veya üst düzey devlet adamları tarafından vakıf yoluyla inşa ettirilirdi.
- 66Biliyorum
Osmanlı şehirlerinde çarşı ve pazarları denetleyen, esnafın sattığı ürünlerin kalitesini kontrol eden, fiyatları (narh) belirleyen ve tartı-ölçü aletlerinin doğruluğunu denetleyerek bir nevi belediye zabıtası ve tüketici hakları koruyucusu olarak görev yapan yetkili kimdi?
Cevabı göster
Bu görevliye Muhtesip denirdi.
Kadıya bağlı olarak çalışan Muhtesip, şehirdeki ekonomik ve sosyal düzenin sağlanmasında kilit bir role sahipti. Kurallara uymayan esnafa ceza verme yetkisi bulunurdu. Bu kurum, daha önceki İslam devletlerindeki 'hisbe' teşkilatının bir devamıydı.
- 67Biliyorum
Topkapı Sarayı üç ana bölümden oluşmaktaydı. Padişahın özel yaşam alanı olan, ailesiyle birlikte ikamet ettiği ve Enderun Mektebi'nin de içinde bulunduğu en iç ve en korunaklı bölüme ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Sarayın bu bölümüne Enderun denirdi.
Enderun, aynı zamanda devşirme sistemiyle seçilen en zeki çocukların devlet adamı olarak yetiştirildiği bir saray okuluydu. Sarayın diğer bölümleri ise devlet işlerinin yürütüldüğü Birun (dış saray) ve padişahın özel hayatına ait olan Harem'di.
- 68Biliyorum
Kapıkulu Süvarileri (Altı Bölük Halkı) içinde en itibarlı iki bölük olan ve savaş sırasında padişahın sağında ve solunda yer alarak onu korumakla görevli olan birliklerin adları nedir?
Cevabı göster
Bu birlikler Sipahiler ve Silahtarlar'dır.
Savaş esnasında Sipahiler padişahın sağında, Silahtarlar ise solunda yer alırdı. Bu iki bölük, Altı Bölük Halkı'nın en seçkin askerlerinden oluşurdu.
- 69Biliyorum
Osmanlı medrese sisteminde, bir öğrencinin (danişmend veya softa) eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra, hocasından aldığı ve artık kendisinin de ders verebileceğini veya kadılık yapabileceğini gösteren diploma veya yeterlilik belgesine ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu belgeye İcazetnâme denirdi.
İcazetname, bir nevi 'yetki belgesi' olup, öğrencinin ilmi yeterliliğe ulaştığını ve belirli bir alanda uzmanlaştığını resmi olarak kanıtlardı. Bu belge olmadan müderrislik veya kadılık gibi ilmiye sınıfı görevlerine atanmak mümkün değildi.
- 70Biliyorum
Osmanlı sanatında, ahşap malzemelerin yüzeyine sedef, fildişi, bağa (kaplumbağa kabuğu) veya kemik gibi malzemelerin gömülmesiyle yapılan ve özellikle Kuran mahfazaları, rahleler, sandukalar ve kapılar üzerinde görülen süsleme sanatına ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu süsleme sanatına Sedefkâri adı verilir.
Sedefkâri, ahşap işçiliğinin zirvelerinden biri olarak kabul edilir. Bu sanatı icra eden ustalara ise 'sedefkâr' denir. Genellikle geometrik desenler veya bitkisel motifler kullanılarak eşsiz eserler ortaya çıkarılırdı.
- 71Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, gelirleri doğrudan padişaha ve ailesine (hanedan üyelerine) ayrılan en verimli ve değerli Miri arazilere ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Has Arazi
Has araziler, yıllık geliri 100.000 akçeden fazla olan topraklardı. Bu arazilerin gelirleri doğrudan padişah, valide sultan, divan üyeleri gibi üst düzey devlet görevlilerine tahsis edilirdi. Tımar sisteminin en üst basamağını oluştururdu.
- 72Biliyorum
Kapıkulu Ocakları'nın süvari birlikleri olan "Altı Bölük Halkı" içinde, savaş sırasında ordunun ağırlıklarını ve hazineyi korumakla görevli olan askeri birliğin adı nedir?
Cevabı göster
Garipler (Sağ Garipler ve Sol Garipler olarak ikiye ayrılırdı)
Garipler, Altı Bölük Halkı'nın son iki bölüğünü oluştururdu. Savaş sırasında ordunun en gerisinde yer alarak hazineyi, silahları ve diğer değerli eşyaları korumak gibi kritik bir görev üstlenirlerdi.
- 73Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, Divan-ı Hümayun'da görüşülen konuların ve alınan kararların kaydedildiği, günümüzdeki Bakanlar Kurulu tutanaklarına benzeyen defterlere ne ad verilirdi? Bu defterleri tutan kalem hangisiydi?
Cevabı göster
- Defterin Adı: Mühimme Defterleri
- Kalemin Adı: Amedi Kalemi (Reisülküttab'a bağlı)
Mühimme Defterleri, Osmanlı merkezi yönetiminin en önemli arşiv kaynaklarındandır. Divan'da alınan tüm kararlar, padişah fermanları, yabancı devletlerle yapılan antlaşmalar ve önemli atama kararları bu defterlere kaydedilirdi. Bu kayıtlar, Reisülküttab'a bağlı Amedi Kalemi tarafından tutulurdu.
- 74Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, 17. yüzyılda yazdığı Cihannüma ve Keşfü'z-Zünûn gibi eserleriyle tanınan, coğrafya, tarih ve bibliyografya alanlarında önemli katkılar sunmuş olan ünlü bilim insanı ve aydını kimdir?
Cevabı göster
Kâtip Çelebi
Kâtip Çelebi, Osmanlı'nın duraklama dönemindeki en önemli entelektüellerinden biridir. Cihannüma adlı eseri coğrafya alanında bir başyapıttır. Keşfü'z-Zünûn ise binlerce kitabı ve yazarını tanıtan ansiklopedik bir bibliyografya çalışmasıdır.
- 75Biliyorum
Osmanlı mimarisinde, genellikle cami veya medrese gibi yapıların dış avlu girişini oluşturan, anıtsal ve süslemeli büyük kapıya ne ad verilir?
Cevabı göster
Taç Kapı
Taç kapılar, yapının önemini ve estetiğini vurgulayan, genellikle mukarnas, geometrik desenler ve hat sanatı ile süslenmiş görkemli girişlerdir. Yapının ana cephesinde yer alır ve mimari kimliğin önemli bir parçasını oluşturur.
- 76Biliyorum
Lonca teşkilatında, mesleki yeterliliğe ulaşan bir kalfanın ustalık mertebesine geçişini simgeleyen ve ustaların katılımıyla gerçekleştirilen törene ne ad verilir? Bu tören sırasında yeni ustaya bağlanan özel kuşağın adı nedir?
Cevabı göster
- Törenin Adı: Peştemal Kuşanma Töreni (veya Şed Kuşanma)
- Kuşağın Adı: Şed
Peştemal veya Şed Kuşanma Töreni, Ahilik geleneğinin bir devamı olarak Lonca sisteminde de varlığını sürdürmüştür. Bir kalfanın, ustalarının onayıyla kendi dükkanını açabilecek yetkinliğe ulaştığını gösteren önemli bir ritüeldi. Şed, bu törenle ustanın beline bağlanan ve ustalığı simgeleyen özel bir kuşaktır.
- 77Biliyorum
Osmanlı maliyesinde, devletin gelir ve giderlerini günlük olarak kaydeden, Hazine-i Amire'nin (Dış Hazine) ana kayıt defterlerini tutan kalemin adı nedir ve bu kalemin başındaki görevliye ne unvan verilirdi?
Cevabı göster
- Kalemin Adı: Ruznamçe Kalemi
- Görevlinin Unvanı: Ruznamçeci
Ruznamçe Kalemi, Defterdarlığa bağlı en önemli kalemlerden biriydi. "Ruznamçe" kelimesi Farsça "günlük" anlamına gelir. Bu kalem, devletin tüm mali işlemlerini günü gününe bu defterlere işleyerek devlet hazinesinin muhasebesini tutardı.
- 78Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin taşra teşkilatında, köylerden oluşan ve başında Köy Kethüdası'nın bulunduğu en küçük idari birime ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Karye (Köy)
Osmanlı taşra teşkilatı; Eyalet, Sancak, Kaza ve Karye (Köy) şeklinde hiyerarşik bir yapıya sahipti. Karye, yönetimin ve vergilendirmenin en temel birimiydi. Köy Kethüdası, köyün idari işlerinden ve vergilerin toplanmasından sorumluydu.
- 79Biliyorum
Osmanlı sanatında, özellikle 16. ve 17. yüzyıllarda İznik'te gelişen, yüksek kalitede seramik ve çini üretiminde kullanılan, kuvars, kil ve cam hamurunun karışımından oluşan beyaz ve sert hamura ne ad verilir? Bu teknikle yapılan çinilerin en belirgin özelliği nedir?
Cevabı göster
- Hamurun Adı: Fritten Seramik / Çini Hamuru
- Belirgin Özelliği: Sır altı tekniğiyle yapılan parlak ve canlı renkler (özellikle mercan kırmızısı, kobalt mavisi, firuze).
İznik çinileri, Osmanlı seramik sanatının zirvesidir. Normal kilden farklı olarak, %80'e varan oranda kuvars içeren özel bir hamurdan yapılırdı. Bu hamur, üzerine sır altı tekniğiyle uygulanan renklerin çok daha canlı ve parlak görünmesini sağlardı. Özellikle "mercan kırmızısı" olarak bilinen kabartma kırmızıyı elde etmek çok zordu ve İznik atölyelerinin bir sırrıydı.
- 80Biliyorum
Osmanlı toplumunda, bir kişinin veya ailenin gelirini bir hayır kurumuna (cami, medrese, imarethane vb.) bağışlamasıyla kurulan vakıfların yönetiminden ve denetiminden sorumlu olan kişiye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Mütevelli
Mütevelli, vakfın kurucusu (vâkıf) tarafından vakfiyede belirtilen şartlara uygun olarak vakfın mal varlığını yönetmek, gelirlerini toplamak ve amaçları doğrultusunda harcamakla görevli kişidir. Vakfın devamlılığını ve işleyişini sağlayan en önemli idari görevliydi.
- 81Biliyorum
Osmanlı Lonca Teşkilatı'nda, bir iş yerinin (dükkanın) o bölgedeki ihtiyacı karşılayacak sayıda olduğuna ve yeni bir dükkan açılmasına gerek olmadığına karar verilmesiyle uygulanan, dükkan açma hakkının sınırlandırılması ilkesine ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu ilkeye Gedik Hakkı veya Gedik Usulü denirdi.
Gedik, kelime anlamı olarak "imtiyaz, tekel" demektir. Bu sistemle, esnaf sayısı kontrol altında tutularak aşırı rekabetin ve üretimin kalitesizleşmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu hakka sahip olmadan dükkan açmak yasaktı.
- 82Biliyorum
Divan-ı Hümayun toplantılarının gündemini hazırlayan, toplantı sırasında müzakereleri yürüten ve padişah ile sadrazam arasındaki yazışmaları takip eden, sadrazamın en önemli yardımcısı konumundaki görevliye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu görevliye Sadaret Kethüdası (veya Sadrazam Kethüdası) denirdi.
Sadaret Kethüdası, 19. yüzyılda yapılan reformlarla Dahiliye Nazırlığı'na (İçişleri Bakanlığı) dönüştürülmüştür. Bu makam, sadrazamın iş yükünü hafifleten ve bürokrasinin en kilit noktalarından birini oluşturan önemli bir pozisyondu.
- 83Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, Hristiyan tebaadan evlenen erkeklerin, evlilikleri sırasında devlete ödemekle yükümlü oldukları, gelinin maddi durumuna ve bekaretine göre belirlenen vergiye ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu vergiye Arusane Resmi (Gerdek Resmi) denirdi.
Bu soru genellikle İspençe vergisi ile karıştırılır. İspençe, gayrimüslim erkeklerden alınan bir tür toprak kullanım vergisidir. Arusane Resmi ise hem Müslümanlardan (Resm-i Arus) hem de gayrimüslimlerden alınan, evlilik işlemine özgü bir vergidir. Soru, özellikle Hristiyan tebaayı sorarak İspençe ile çeldirici oluşturmaktadır.
- 84Biliyorum
Osmanlı ordusunda, havan topu gibi silahları yapan, tamir eden ve kullanan teknik sınıfa ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu askeri sınıfa Humbaracı Ocağı denirdi.
Humbaracılar, Kapıkulu Ocakları'nın teknik sınıflarından biriydi. Özellikle kale kuşatmalarında, fitilli ve patlayıcı gülleler (humbara) yaparak ve kullanarak büyük rol oynarlardı. 18. yüzyılda Comte de Bonneval (Humbaracı Ahmet Paşa) tarafından modernize edilmiştir.
- 85Biliyorum
Osmanlı şehirlerinde, özellikle tek bir tür ürünün (örneğin ipek, un, yağ) toptan ticaretinin yapıldığı, dükkânların ve depoların bulunduğu, geceleri kapıları kilitlenerek güvenliğin sağlandığı büyük ticari yapılara ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu yapılara Kapan Hanı veya sadece Kapan denirdi.
İstanbul'daki Unkapanı, Yağkapanı gibi yer isimleri, eskiden o bölgelerde bulunan bu tür kapan hanlarından gelmektedir. Bu yapılar, şehre gelen temel gıda ve ham maddelerin dağıtımını ve fiyat kontrolünü (narh) sağlamada önemli bir rol oynardı.
- 86Biliyorum
Osmanlı toprak sisteminde, fethedilen bir bölgedeki eski mülk sahiplerine veya yerel beylere, devlete sadakatlerini ve hizmetlerini sağlamak amacıyla, mülkiyeti kendilerinde kalmak şartıyla bırakılan ve sadece belirli bir vergi ödemekle yükümlü oldukları topraklara ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu tür topraklara uygulanan sisteme Malikâne-Divani sistemi denirdi.
Bu sistem, Tımar sisteminin tam olarak uygulanamadığı, yerel feodal yapının güçlü olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde görülmüştür. Toprağın mülkiyeti (malikâne) sahibinde kalır, ancak devlet de kendi payını (divani) vergi olarak alırdı. Bu, merkezi otoritenin bir uzlaşma politikasıydı.
- 87Biliyorum
Osmanlı medreselerinde, eğitimini tamamlayıp icazet almış ancak henüz bir medreseye müderris olarak atanmamış, atama bekleyen adayların oluşturduğu sisteme ve bu adaylara ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu sisteme Mülazemet, adaylara ise Mülazım denirdi.
Mülazemet sistemi, ilmiye sınıfında bir tür staj veya bekleme süreciydi. Adaylar, sıraya girerek (rûznâme defterlerine kaydolarak) boşalan kadı veya müderris kadrolarına atanmayı beklerlerdi. Bu sistem, ilmiye sınıfındaki atamalarda bir düzen sağlamayı amaçlıyordu.
- 88Biliyorum
Topkapı Sarayı'ndaki Enderun teşkilatında, padişahın sofra hizmetlerini yürüten, yemeklerini hazırlatan ve sunumunu denetleyen görevlilerin bulunduğu koğuşa ve bu koğuşun amirine ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Bu koğuşa Kilerli Koğuşu, koğuşun amirine ise Kilercibaşı denirdi.
Enderun'daki odalar (koğuşlar) hiyerarşik bir yapıya sahipti. Kilerli Koğuşu, Hazine Koğuşu ile birlikte Enderun'un en önemli iki odasından biriydi. Kilercibaşı, padişahın güvenini kazanmış, oldukça itibarlı bir saray ağasıydı ve protokolde önemli bir yere sahipti. Bu, sadece bir aşçılık görevi değil, büyük bir organizasyonun yönetimiydi.
- 89Biliyorum
Osmanlı sanatında, bir kağıt veya deri üzerindeki yazı veya motifin, hatları boyunca kesilerek çıkartılıp başka bir yüzeye yapıştırılmasıyla oluşturulan ve bir tür kağıt oymacılığı (filigran) olan süsleme sanatına ne ad verilir?
Cevabı göster
Bu sanata Katı' (kesme) sanatı denir.
Katı' sanatı, özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde zirveye ulaşmıştır. Bu teknikte yapılan eserler, hat (yazı) levhalarının, albümlerin (murakka) ve kitap sayfalarının süslenmesinde kullanılmıştır. Bu sanatla uğraşan sanatçılara "kattaân" denirdi.
- 90Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde yönetici sınıf olan Askerîler'in dışında kalan, devlete vergi vermekle yükümlü, tarım, ticaret ve zanaatla uğraşan halk kitlesine verilen genel ad nedir?
Cevabı göster
Bu sınıfa genel olarak Reaya denirdi.
Reaya, kelime anlamı olarak "güdülen sürü" demektir ve yönetilenleri ifade eder. Osmanlı toplumu temel olarak yönetenler (Askerîler) ve yönetilenler (Reaya) olmak üzere ikiye ayrılırdı. Reayanın devlete karşı en temel sorumluluğu vergi vermek ve kanunlara uymaktı.
- 91Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, sosyal devlet anlayışının bir göstergesi olarak, halkın sağlık hizmetlerini karşılamak amacıyla kurulan hastanelere ne ad verilirdi?
Cevabı göster
Darüşşifa
Kelime anlamı "şifa evi" olan Darüşşifalar, Osmanlı külliyelerinin önemli bir parçasıydı. Bu kurumlarda sadece hasta tedavisi yapılmaz, aynı zamanda tıp eğitimi de verilirdi. Fatih Sultan Mehmet döneminde kurulan Fatih Darüşşifası bunun en bilinen örneklerindendir.
- 92Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin maliyesinden sorumlu en üst düzey görevli olan Defterdar'ın, klasik dönemde taşra teşkilatında coğrafi olarak ayrıldığı iki ana birimi hangileridir?
Cevabı göster
Rumeli Defterdarlığı ve Anadolu Defterdarlığı
Protokolde Rumeli Defterdarı, Anadolu Defterdarı'ndan daha üstün kabul edilirdi ve "Başdefterdar" olarak anılırdı. Bu ayrım, devletin idari ve mali yapısının genişlemesiyle ortaya çıkmıştır.
- 93Biliyorum
Osmanlı hukuk sisteminde, bir kazanın en yetkili amiri olan Kadı'nın, davalara bakmanın (yargı) dışında üstlendiği idari ve beledî görevlerden iki tanesini belirtiniz.
Cevabı göster
Kadılar, bulundukları kazada aşağıdaki gibi görevler üstlenirdi:
- Bölgedeki vergilerin toplanmasını denetlemek.
- Çarşı ve pazarlarda fiyatları (narh) ve esnafı denetlemek.
- Vakıfları denetlemek ve noterlik işlemleri yapmak.
Kadı, sadece bir yargıç değil, aynı zamanda bulunduğu kazanın en önemli mülki amiriydi. Bu durum, Osmanlı'da yargı ve idarenin iç içe geçtiğini göstermektedir.
- 94Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, gayrimüslim tebaadan alınan Cizye vergisi ile Haraç vergisi arasındaki temel fark nedir?
Cevabı göster
Cizye, askerlik yapma yükümlülüğüne karşılık olarak sağlıklı ve yetişkin gayrimüslim erkeklerden alınan bir baş vergisidir. Haraç ise gayrimüslimlerin mülkiyetindeki topraklardan alınan bir ürün vergisidir.
Kısacası, Cizye kişinin can ve mal güvenliğinin devlet tarafından sağlanması ve askerlikten muaf olması karşılığında alınırken, Haraç toprağın verimliliğine bağlı bir arazi vergisidir. Bu iki vergi, Osmanlı şer'i vergi sisteminin temelini oluşturur.
- 95Biliyorum
Osmanlı şehirlerinde değerli malların (mücevher, kumaş vb.) alınıp satıldığı, geceleri korunaklı ve genellikle üstü kubbelerle örtülü olan merkezi ve kapalı çarşıya ne ad verilir?
Cevabı göster
Bedesten
Bedestenler, şehirlerin ticari kalbi olarak kabul edilirdi. Sadece alışveriş merkezi değil, aynı zamanda zenginlerin mallarını sakladıkları bir tür kasa ve banka işlevi de görürlerdi. İstanbul'daki Kapalıçarşı'nın özünü de bedestenler oluşturur.
- 96Biliyorum
Osmanlı Tımar Sistemi'nde, dirlik sahibinin beslemekle yükümlü olduğu tam teçhizatlı atlı askere ne ad verilir ve bir Tımar'ın komutana verilen ilk, çekirdek bölümünü ifade eden terim nedir?
Cevabı göster
Atlı askere Cebelü, Tımar'ın çekirdek bölümüne ise Kılıç Hakkı denir.
Bir Tımarlı Sipahi, Kılıç Hakkı denilen temel gelirinin üzerindeki her 3.000 akçelik ek gelir için bir Cebelü yetiştirmek zorundaydı. Bu sistem, devlet hazinesine yük olmadan büyük bir atlı ordu oluşturulmasını sağlamıştır.
- 97Biliyorum
Kapıkulu Süvarileri olan Altı Bölük Halkı içinde, savaş sırasında padişahın sağında ve solunda yer alarak onu koruyan ve ordunun en itibarlı süvari birlikleri kabul edilen iki bölüğün adı nedir?
Cevabı göster
Sipahlar ve Silahtarlar
Bu iki bölük, "Altı Bölük Halkı"nın en seçkin birlikleriydi. Savaş esnasında padişahın otağının hemen yanında, sağında Sipahlar ve solunda Silahtarlar bulunurdu. Bu görevleri nedeniyle büyük bir prestije sahiptiler.
- 98Biliyorum
Osmanlı Devleti'nde, gelirleri doğrudan hanedanın kadın üyelerine (padişahın annesi, eşleri ve kızları) ayrılan Miri arazi türüne ne ad verilir?
Cevabı göster
Paşmaklık
Paşmaklık araziler, Tımar veya Vakıf gibi diğer arazi türlerinden farklı olarak gelirlerinin saray kadınlarının kişisel masrafları için tahsis edilmesiyle ayrılır. Bu uygulama, hanedan üyelerinin ekonomik bağımsızlığını sağlamayı amaçlıyordu.
- 99Biliyorum
Osmanlı Devleti'nin, egemenliği altındaki gayrimüslim toplulukları etnik kökenlerine göre değil, mensup oldukları dine veya mezhebe göre örgütleyerek yönettiği sistemin adı nedir?
Cevabı göster
Millet Sistemi
Bu sistemde her dini cemaat (Rum Ortodoks Milleti, Ermeni Gregoryen Milleti, Yahudi Milleti vb.) kendi ruhani lideri tarafından yönetilir, kendi iç hukukunu (evlenme, boşanma, miras) uygular ve ibadetlerinde serbest bırakılırdı. Bu, Osmanlı'nın merkeziyetçi ve teokratik yapısının bir yansımasıdır.
- 100Biliyorum
Osmanlı Miri arazi sisteminde, gelirleri sınır boylarındaki kalelerin muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan toprak türü ile gelirleri sınır boylarını koruyan akıncı beylerine ve önemli komutanlara verilen toprak türünü sırasıyla belirtiniz.
Cevabı göster
Kale muhafızları ve tersane giderlerine ayrılan topraklara Ocaklık, sınır boylarındaki komutanlara verilen topraklara ise Yurtluk denir.
- Yurtluk: Sınır bölgelerinin güvenliğini sağlama karşılığında verilen arazilerdir.
- Ocaklık: Geliri kale muhafızları gibi belirli bir askeri ocağın masraflarını karşılamak için ayrılmıştır.
Bu arazi türleri, Tımar sisteminin dışında kalan özel tahsisli topraklardır.