KPSS Türkçe

Sözcükte Anlam bilgi kartları

50 kart. Kartı çevir, cevabı ve açıklamasını gör; bildiklerini işaretle, kalanları tekrar et.

Kart 1 / 500 biliyorum0 tekrar
Soru · 1Zor
Bir sözcüğün akla gelen ilk, sözlükteki temel anlamına ne denir?

Cevabı görmek için karta dokun

Klavye: Boşluk kartı çevirir · ← tekrar et · → biliyorum

Bu konuda 0/50 kartı biliyorsun

Bütün kartlar

Kartların hepsi bir arada; cevabı görmek için “Cevabı göster”e dokun.

  1. 1
    Bir sözcüğün akla gelen ilk, sözlükteki temel anlamına ne denir?
    Cevabı göster
    Gerçek Anlam (Temel Anlam)
    Sözcüğün herkes tarafından bilinen, en yaygın kullanılan anlamıdır. Örnek: 'Soğuk su içti.' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi gerçek anlamdadır.
  2. 2
    Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen sıyrılarak kazandığı yeni ve soyut anlama ne ad verilir?
    Cevabı göster
    Mecaz Anlam
    Genellikle bir ilgi veya benzetme sonucu ortaya çıkar. Örnek: 'Bize çok soğuk davrandı.' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamlıdır.
  3. 3
    Bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına özgü kavramları karşılayan sözcüklere ne denir?
    Cevabı göster
    Terim Anlam
    Bir sözcüğün terim olup olmadığı kullanıldığı cümleye göre değişir. Örnek: 'Oyunun ikinci perdesi başladı.' cümlesindeki 'perde' tiyatro terimidir.
  4. 4
    Tek sözcükle ifade edilebilecek bir kavramı, birden çok sözcükle süslü bir şekilde anlatmaya ne denir?
    Cevabı göster
    Dolaylama
    Örnekler:
    • Kıbrıs ➞ Yavru Vatan
    • Kaleci ➞ File Bekçisi
    • Turizm ➞ Bacasız Sanayi
  5. 5
    Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşturulan sözcüklere ne denir?
    Cevabı göster
    Yansıma Sözcükler
    Örnekler: Suyun şırıltısı, kedinin miyavlaması, kapının gıcırtısı. Ancak her hayvan sesi yansıma değildir, 'aslanın kükremesi' yansıma değildir.
  6. 6
    Anlamca birbirinin karşıtı olan kavramları ifade eden sözcükler arasındaki ilişki nedir?
    Cevabı göster
    Zıt (Karşıt) Anlamlılık
    Bir sözcüğün olumsuzu, o sözcüğün zıttı değildir. Örneğin, 'gelmek' fiilinin zıttı 'gitmek'tir, 'gelmemek' değil.
  7. 7
    Benzetme amacı olmadan bir sözcüğü başka bir sözcük yerine kullanma sanatına ne ad verilir?
    Cevabı göster
    Ad Aktarması (Mecazımürsel)
    İç-dış, parça-bütün, sanatçı-eser gibi çeşitli ilgilerle kurulur. Örnek: 'Tabağını bitir.' (tabaktaki yemeği kastediyor).
  8. 8
    Soyut bir kavramın, anlamını güçlendirmek için somut bir varlığa benzetilerek anlatılmasına ne denir?
    Cevabı göster
    Somutlama
    'Umut, fakirin ekmeğidir.' cümlesinde soyut olan 'umut' kavramı, somut bir nesne olan 'ekmek' ile somutlanmıştır.
  9. 9
    İnsana özgü bir niteliğin doğadaki varlıklara aktarılmasına ne denir?
    Cevabı göster
    İnsandan Doğaya Aktarma (Kişileştirme/Teşhis)
    Bu durum bir deyim aktarması türüdür. Örnek: 'Kederli bulutlar gökyüzünü kapladı.' cümlesinde 'kederli' olma özelliği bulutlara aktarılmıştır.
  10. 10
    Bir duyuya ait bir kavramın başka bir duyu için kullanılmasına dayanan anlam olayı nedir?
    Cevabı göster
    Duyular Arası Aktarma
    Örnek: 'Keskin bir koku' (dokunma duyusundan koklama duyusuna), 'Sıcak renkler' (dokunma duyusundan görme duyusuna).
  11. 11
    Yazılışları ve okunuşları aynı olduğu halde anlamları tamamen farklı olan sözcüklere ne denir?
    Cevabı göster
    Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
    Örneğin, "yüz" kelimesi hem sayı, hem surat, hem de yüzme eylemi anlamlarına gelebilir ve bu anlamlar arasında bir bağ yoktur.
  12. 12
    Bir sözcüğün temel anlamına bağlı olarak, şekil veya işlev benzerliği ilgisiyle kazandığı yeni anlama ne denir? (Örn: uçağın kanadı, masanın gözü)
    Cevabı göster
    Yan Anlam
    Yan anlam, genellikle organ adlarının cansız varlıklara aktarılmasıyla veya şekilsel benzerliklerle oluşur: "dağın eteği", "şişenin boğazı" gibi.
  13. 13
    Söylenmesi hoş karşılanmayan, ürkütücü veya kaba bulunan bazı kavramların, daha ince ve güzel bir şekilde ifade edilmesine ne ad verilir? (Örn: "ölmek" yerine "hayata gözlerini yummak")
    Cevabı göster
    Güzel Adlandırma
    Bu, bir tür dolaylamadır ancak temel amacı söylenişi güzelleştirmektir. "Cin" yerine "iyi saatte olsunlar" demek de bir örnektir.
  14. 14
    Kavramların sayılabilen, ölçülebilen özelliklerini gösteren anlama nicel anlam denir. Peki, sayılamayan, ölçülemeyen bir niteliği ifade eden anlama ne denir?
    Cevabı göster
    Nitel Anlam
    "Ağır çuval" (nicel) ile "ağır sözler" (nitel) arasındaki fark bu anlam olayını örneklendirir. Biri tartılabilirken diğeri tartılamaz.
  15. 15
    Yazılışları farklı, anlamları aynı veya çok yakın olan sözcüklere ne ad verilir?
    Cevabı göster
    Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler
    Örneğin, "öğrenci" ve "talebe" sözcükleri eş anlamlıdır.
  16. 16
    Bir sözün, hem gerçek hem de mecaz anlamı düşündürecek şekilde kullanılıp asıl kastedilenin mecaz anlam olduğu söz sanatına ne denir? Genellikle iğneleyici bir anlatım taşır.
    Cevabı göster
    Kinaye (Değinmece)
    "Ne kadar cesur birisin, kediden bile korkuyorsun." cümlesinde "cesur" sözcüğü kinayeli kullanılmıştır, aslında "korkak" olduğu kastedilir.
  17. 17
    Anlamı güçlendirmek amacıyla aynı kelimenin tekrarıyla, eş veya zıt anlamlı kelimelerin yan yana kullanılmasıyla oluşturulan söz gruplarına ne denir? (Örn: yavaş yavaş, iyi kötü)
    Cevabı göster
    İkileme
    İkilemeler cümleye pekiştirme, çabukluk, kesin olmama gibi çeşitli anlamlar katabilir. "Eğri büğrü yollardan geçtik." cümlesindeki ikileme pekiştirme anlamı taşır.
  18. 18
    "Varlık > Canlı > Bitki > Çiçek > Papatya" sıralamasında "Varlık" en genel anlamlı sözcükken, "Papatya" en ne anlamlı sözcüktür?
    Cevabı göster
    Özel Anlamlı
    Anlam kapsamı en dar olan sözcük özel anlamlı, en geniş olan ise genel anlamlıdır. Buna anlamın daralması veya genişlemesi denir.
  19. 19
    Genellikle yargı bildirmeyen ve mastar hâlinde (-mek, -mak) bulunan, anlık bir durumu betimleyen kalıplaşmış söz grubuna deyim denir. Peki, bir cümle niteliğinde olup genel bir doğruyu, dersi veya öğüdü anlatan kalıplaşmış sözlere ne denir?
    Cevabı göster
    Atasözü
    Deyimler durumu ifade eder ("küplere binmek"), atasözleri ise genel bir kural veya öğüt verir ("Ayağını yorganına göre uzat.").
  20. 20
    Beş duyu organımızla algılayabildiğimiz varlıkları karşılayan somut anlamlı bir sözcüğün, anlam genişlemesi yoluyla duyu organlarıyla algılanamayan bir kavramı karşılar hale gelmesine ne denir? (Örn: Bu sorunu çözmenin bir yolu olmalı.)
    Cevabı göster
    Soyutlama
    Burada somut bir kavram olan "yol" kelimesi, soyut bir kavram olan "yöntem, çare" anlamında kullanılarak soyutlama yapılmıştır.
  21. 21
    Doğaya ait bir özelliğin insana aktarılmasına ne ad verilir? (Örn: "O ne kurt bir adamdır!")
    Cevabı göster
    Deyim Aktarması (Doğadan İnsana Aktarım)
    Bu anlam olayında, doğadaki bir varlığa ait olan kurnazlık, yırtıcılık gibi bir özellik insana atfedilmiştir. İnsandan doğaya aktarım da mümkündür (Örn: "ağacın kederli dalları").
  22. 22
    Eskiden genel olarak 'hayvan' anlamına gelen 'davar' sözcüğünün günümüzde sadece 'koyun ve keçi sürüsü' anlamında kullanılması hangi anlam olayına örnektir?
    Cevabı göster
    Anlam Daralması
    Anlam daralması, bir sözcüğün zaman içinde daha özel ve sınırlı bir anlam kazanmasıdır. Genel anlamdan özel anlama geçiş söz konusudur.
  23. 23
    Eskiden sadece 'resim yapılan yer' anlamındaki 'ocak' kelimesinin zamanla 'ateş yakılan her yer, aile, kurum' gibi birçok anlam kazanması hangi anlam olayıdır?
    Cevabı göster
    Anlam Genişlemesi
    Anlam genişlemesi, bir kelimenin başlangıçtaki dar anlamının zamanla yeni ve daha geniş anlamlar içerecek şekilde yaygınlaşmasıdır.
  24. 24
    Bir kişinin sözünü hiçbir değişiklik yapmadan, tırnak işareti içinde veya sonunda 'dedi' kullanarak aktarmaya ne ad verilir?
    Cevabı göster
    Doğrudan Anlatım
    Örnek: Atatürk, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." demiştir. Bu cümlenin tersi, başkasının sözünü kendi ifademizle aktardığımız 'Dolaylı Anlatım'dır.
  25. 25
    'Bugünkü toplantıya Ali de katıldı.' cümlesinden çıkarılabilecek örtülü anlam nedir?
    Cevabı göster
    Toplantıya Ali'den başka kişilerin de katıldığı.
    Örtülü anlam, cümlede açıkça söylenmeyen ancak cümlenin yapısından veya kullanılan bazı ifadelerden ('de', 'bile', 'ancak' gibi) çıkarılabilen gizli anlamdır.
  26. 26
    'Çekinmek' ve 'utanmak' sözcükleri arasındaki ilişki nedir? Bu sözcükler tam olarak aynı anlama mı gelir?
    Cevabı göster
    Yakın Anlamlı Sözcükler. Tam olarak aynı anlama gelmezler, aralarında anlam ayrıntısı (nüans) vardır.
    Eş anlamlı sözcükler birbirinin yerine tamamen geçebilirken, yakın anlamlı sözcükler cümleye farklı bir anlam inceliği katarlar. Örneğin 'bakmak' ile 'seyretmek' gibi.
  27. 27
    Başlangıçta 'dönmek, dolaşmak' anlamına gelen 'canavar' sözcüğünün zamanla 'yırtıcı, acımasız yaratık' anlamına bürünmesi hangi anlam olayıdır?
    Cevabı göster
    Anlam Kötüleşmesi (Pejorasyon)
    Anlam kötüleşmesi, olumlu veya nötr anlama sahip bir sözcüğün zamanla olumsuz bir anlam kazanması durumudur.
  28. 28
    "Sanatçı, eserlerinde damıtılmış bir dil kullanıyordu." cümlesinde altı çizili sözcüğün cümleye kattığı anlam nedir?
    Cevabı göster
    Gereksiz ayrıntılardan arındırılmış, öz ve duru bir anlatım.
    Bu tür sorularda sözcüğün temel anlamından yola çıkarak mecaz yoluyla cümleye kattığı yeni anlamı yorumlamak gerekir. Damıtma işlemi saflaştırma olduğu için, dildeki karşılığı da duruluktur.
  29. 29
    Eskiden 'kötü, alçak' gibi anlamlara gelen 'yavuz' kelimesinin günümüzde 'yiğit, kahraman' anlamlarına gelmesi, sözcüğün anlamındaki nasıl bir değişimi ifade eder?
    Cevabı göster
    Anlam İyileşmesi
    Anlam iyileşmesi, olumsuz anlama sahip bir sözcüğün zamanla olumlu ve daha iyi bir anlam kazanmasıdır. Anlam kötüleşmesinin tam tersidir.
  30. 30
    Birbirine anlamca yakın veya karşıt sözcüklerin 've, ile, ila, veya' gibi bağlaçlarla bağlanarak oluşturduğu söz gruplarına ne denir? (Örn: yalan yanlış, ileri geri, gece ile gündüz)
    Cevabı göster
    Bağlama Grubu (Atıf Grubu)
    İkilemelerden farkı, araya her zaman bir bağlaç girmesidir. İkilemelerde ise bağlaç bulunmaz (Örn: yavaş yavaş).
  31. 31
    "Yüz, göz, burun, baş" gibi sözcüklerin, temel anlamlarının yanı sıra "masanın gözü, ayakkabının burnu, iğnenin başı" gibi kullanımlarda kazandıkları anlama ne denir? Bu durum sesteşlikten nasıl ayrılır?
    Cevabı göster
    Bu duruma çok anlamlılık (polisemi) denir. Sesteşlikte anlamlar tamamen farklıyken, çok anlamlılıkta anlamlar temel anlama benzerlik veya ilgi yoluyla bağlıdır.
    Örneğin, "göz" kelimesinin organ anlamı ile "çekmecenin gözü" anlamı arasında "bölme, oyuk" olma gibi bir ilgi vardır. Ancak "yüz" (surat) ve "yüz-" (yüzmek fiili) arasında böyle bir ilgi yoktur, bu yüzden onlar sesteştir.
  32. 32
    "Bardaktan boşanırcasına yağmak", "sırılsıklam âşık olmak" gibi belirli sözcüklerin bir araya gelerek oluşturduğu, dilde kalıplaşmış ve genellikle ayrılmaz olan söz birlikteliklerine ne ad verilir?
    Cevabı göster
    Bu tür söz birlikteliklerine söz öbeği veya daha özelde birliktelik (collocation) denir.
    Bazı kelimeler, anlamı güçlendirmek için belirli başka kelimelerle birlikte kullanılma eğilimindedir. "Zifiri karanlık" veya "kara cahil" de bu duruma örnektir.
  33. 33
    "Yaşlı adama seslendi." cümlesindeki anlam belirsizliğinin (anfiboli) sebebi nedir? Cümle hangi iki farklı şekilde anlaşılabilir?
    Cevabı göster
    Belirsizlik, "yaşlı" sıfatının hem "adam" ismini hem de cümlenin gizli öznesini ("o") niteleyebilmesinden kaynaklanır.
    1. Biri (O), yaşlı olan adama seslendi.
    2. Yaşlı olan kişi (Yaşlı), adama seslendi.
    Bu tür belirsizliklere anlam bulanıklığı veya yapısal belirsizlik denir. Cümledeki bir sözcüğün veya söz grubunun birden fazla ögeye bağlanabilmesi durumunda ortaya çıkar.
  34. 34
    Bir markanın ("Jilet", "Selpak", "Orkid" gibi) zamanla o ürün türünün genel adı haline gelmesi, hangi anlam olayına örnektir?
    Cevabı göster
    Bu durum, özel bir adın genele kaymasıyla oluşan anlam genişlemesine örnektir.
    "Jilet" aslında bir markadır, ancak zamanla tüm "tıraş bıçakları" için kullanılan genel bir isim haline gelmiştir. Bu, kelimenin anlam kapsamının genişlemesidir.
  35. 35
    Bir kelimenin zaman içinde olumsuz bir anlam kazanması veya olumsuz bir çağrışım yüklenmesi olayına ne denir?
    Cevabı göster
    Anlam kötüleşmesi (pejorasyon) denir.
    Örneğin, eskiden "kurnaz" sözcüğü "işini bilen, becerikli" gibi nötr anlamlardayken günümüzde "başkasını aldatarak amacına ulaşan" gibi olumsuz bir çağrışım kazanmıştır.
  36. 36
    Bir sözcüğün sadece sözlükteki nesnel ve temel anlamına göndergesel anlam denir. Peki, sözcüğün kişide uyandırdığı duygusal ve öznel çağrışımları ifade eden anlama ne ad verilir?
    Cevabı göster
    Sözcüğün kişide uyandırdığı duygusal ve öznel anlama çağrışımsal anlam veya duygu değeri (connotation) denir.
    Örneğin, "yılan" sözcüğünün göndergesel anlamı "sürüngen bir hayvan" iken, çağrışımsal anlamı "sinsilik, tehlike, ihanet" olabilir. KPSS'de bu ayrım önemlidir.
  37. 37
    Renkler, mobilyalar, taşıtlar, duygular gibi belirli bir konu veya kavramla ilgili kelimelerin oluşturduğu gruba ne denir?
    Cevabı göster
    Anlam alanı (semantik alan) denir.
    Örneğin, "kırmızı, mavi, sarı, yeşil" sözcükleri "renkler" anlam alanına aittir. "Masa, sandalye, koltuk" ise "mobilya" anlam alanına aittir.
  38. 38
    "Sanatçının son romanında kuru bir anlatımı vardı." cümlesi ile "Bu şarkının sözleri çok sığ." cümlesindeki altı çizili sözcüklerin kazandığı soyut anlamlar, hangi anlam olayıyla açıklanır?
    Cevabı göster
    Her iki sözcük de somut anlamdan soyut anlam türetme, yani soyutlama (abstraction) olayına örnektir.
    Normalde somut durumları (nemli olmayan, derin olmayan) anlatan "kuru" ve "sığ" sözcükleri, burada soyut kavramları ("duygusuz, tekdüze" ve "yüzeysel, basit") ifade etmek için kullanılmıştır.
  39. 39
    Anlamca birbiriyle çelişen "aşağı yukarı", "er geç", "az çok" gibi sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan söz gruplarına ne ad verilir?
    Cevabı göster
    Bu söz gruplarına karşıt anlamlı ikileme veya zıt anlamlı kelimelerle kurulmuş ikileme denir.
    İkilemeler, anlamı güçlendirmek amacıyla çeşitli yollarla oluşturulur. Zıt anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması da bu yollardan biridir ve genellikle "yaklaşıklık" veya "kesinlik" anlamı katarlar.
  40. 40
    Bir söz grubunun, onu oluşturan sözcüklerin tek tek anlamlarından tamamen farklı, yeni bir anlam ifade edecek şekilde kalıplaşması durumuna ne denir? (Örn: "küplere binmek")
    Cevabı göster
    Bu duruma anlamca kalıplaşma denir ve deyimlerin en temel özelliğidir.
    "Küplere binmek" deyimi, "küp" ve "binmek" kelimelerinin gerçek anlamlarından tamamen bağımsız olarak "çok sinirlenmek" anlamına gelir. Bu, deyimlerin sözlük gibi parçalara ayrılamayacağını gösterir.
  41. 41
    "Eve haber verdim." cümlesinde, "ev" sözcüğü "ev halkı" yerine kullanılmıştır. Bu hangi söz sanatına örnektir?
    Cevabı göster
    Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel)
    İç-dış ilişkisi kurularak, bir sözcük benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcük yerine kullanılmıştır. Evin kendisi değil, içindeki insanlar kastedilir.
  42. 42
    "Keskin bir çığlık duyuldu." cümlesinde, dokunma duyusuna ait "keskin" sözcüğü, işitme duyusuyla ilgili "çığlık" için kullanılmıştır. Bu anlam olayının özel adı nedir?
    Cevabı göster
    Duyular Arası Aktarma
    Bir duyuya ait bir kavramın, başka bir duyuya ait bir kavramı nitelemek için kullanılmasıdır. Bu, bir tür deyim aktarmasıdır.
  43. 43
    Başlangıçta sadece "askerlerin yiyeceği" anlamına gelen "erzak" kelimesinin, zamanla "her türlü yiyecek, azık" anlamını kapsayacak şekilde kullanılması hangi anlam olayıdır?
    Cevabı göster
    Anlam Genişlemesi
    Bir sözcüğün anlamının zamanla dar bir kapsamdan daha geniş bir kapsama geçmesidir. Özel bir anlam, genel bir anlama dönüşmüştür.
  44. 44
    "Bu sınavda başarılı olmanın tek anahtarı düzenli çalışmaktır." cümlesinde altı çizili sözcük hangi anlam olayıyla yeni bir anlam kazanmıştır?
    Cevabı göster
    Somutlaştırma (Somutlama)
    "Başarının yolu" gibi soyut bir kavram, elle tutulur bir nesne olan "anahtar" ile ifade edilerek somut hale getirilmiştir.
  45. 45
    "Kara baht", "ince düşünce", "boş söz" gibi tamlamalarda, sıfat olarak kullanılan sözcükler hangi anlamıyla kullanılmıştır?
    Cevabı göster
    Mecaz Anlam
    Bu örneklerdeki sözcükler gerçek anlamlarından (renk, kalınlık zıttı, doluluk zıttı) tamamen uzaklaşarak yeni ve soyut anlamlar kazanmıştır.
  46. 46
    "Pırıltı", "ışıltı", "kırıntı" gibi sözcükler, "patırtı" veya "şırıltı" gibi sözcüklerden farklı olarak, doğadaki bir sesin taklidi değildir. Ses taklidi olmayan ancak sese benzer şekilde oluşan bu sözcüklere ne denir?
    Cevabı göster
    Yansıma Kökenli Sözcük (Dolaylı Yansıma)
    Doğrudan bir ses taklidi olmasalar da, yansıma sözcüklere benzetilerek veya onlardan türetilerek oluşturulmuşlardır. Bu yüzden tam olarak yansıma sayılmazlar ancak kökenleri yansımaya dayanır.
  47. 47
    "Derya kuzusu" (balık için), "beyaz altın" (pamuk için), "file bekçisi" (kaleci için) gibi kullanımlar, bir kavramı tek sözcük yerine birden fazla sözcükle estetik bir biçimde anlatma yöntemidir. Bu yöntemin adı nedir?
    Cevabı göster
    Dolaylama
    Tek sözcükle belirtilebilecek bir kavramın, birden çok sözcükle, genellikle daha çekici bir şekilde ifade edilmesidir.
  48. 48
    "Odanın yüksek bir tavanı vardı." cümlesindeki altı çizili sözcük ölçülebilen bir özelliği belirttiği için nicel anlamlıdır. Peki, "Bu işte yüksek hedefleri vardı." cümlesindeki kullanımı hangi anlam türüne örnektir?
    Cevabı göster
    Nitel Anlam
    "Yüksek hedef" kavramı sayısal olarak (metre, santimetre gibi) ölçülemez; bir nitelik, özellik ve soyut bir durumu ifade eder.
  49. 49
    "Perde" sözcüğü,
    1. "Oyunun ikinci perdesi başladı."
    2. "Gözlerine bir perde inmişti."
    3. "Pencereye yeni bir perde taktı."
    cümlelerinde farklı anlamlarda kullanılmıştır. Bu sözcüğün bu kullanımları arasındaki ilişki sesteşlik midir, çok anlamlılık mı?
    Cevabı göster
    Çok Anlamlılık (Polisemi)
    "Perde" sözcüğünün tüm anlamları (tiyatro bölümü, engel, örtü) temel anlam olan "örtü" ile bağlantılıdır. Sesteşlikte ise "yüz" (surat) ve "yüz-" (fiil) gibi anlamlar arasında hiçbir bağ bulunmaz.
  50. 50
    Bir varlığın veya kavramın hem olumlu hem de olumsuz özelliklerini belirten sözcükler bir arada kullanıldığında, genellikle olumsuz olan anlamın ağır bastığı kabul edilir. "İyi kötü bir evleri vardı." cümlesi bu duruma örnektir. Bu tür söz gruplarına ne denir?
    Cevabı göster
    İkileme (Karşıt Anlamlı Sözcüklerle Kurulan)
    Bu ikilemede "iyi" ve "kötü" zıt anlamlı sözcüklerdir. Anlam olarak "pek de iyi olmayan, idare eder" gibi olumsuza yakın bir anlam katar.